hayata dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayata dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2016

KEYİF MERAK CHANEL

Aylar aylaaar sonra, hazır ortamım müsaitken oturup bir film izlemek istedim. Hem biraz aklım dağılır, gündemden uzaklaşırım, farklı konular düşünürüm dedim.
 Bazen izleyeceğim filmin süresinden bile uzun süren film seçme aşaması şükür ki kısa sürdü. Nasıl oldu bilmiyorum ama çabuk karar verdim. 
Seçtiğim film "Coco Before Chanel". Coco Chanel'in modada çığır açmadan önceki yaşamı anlatılıyor. Yetimhaneden çıkıp moda imparatorluğuna sahip olma süreci...Bir dünya markasının doğuşu...
2009 yapımı bir film. Konusuna göz atınca çok hoşuma gitmişti ancak film beklentimi karşılamadı. Daha çok güç,azim,emek yönlerini görmek istemiştim. Aşk filmi olmaya daha çok yaklaşmış ama o da tam olmamış. 
Belli bir zamanın modasına yön veren ve daha sonra etkileri yıllarca devam eden bir kadının mesleki yönünün daha ön planda anlatılmasını isterdim. Neyse, yine de oyunculuk ve görsellik açısından gayet iyiydi. 
Film bittikten sonra Coco Chanel'in fotoğraflarına baktım, biyografisini okudum. 
1930'lu yıllarda Atatürk'ün, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin üniformalarını Coco Chanel'e tasarlattığını öğrendim. Askerler 1980'li yıllara kadar onun imzasını taşıyan üniformalar giymiş...Vay be! dedim. 
Nasıldı acaba diye biraz da o dönem askerlerinin görsellerine baktım. 
Chanel'in hayatını okurken 'Nazi Ajanı mıydı?' yazılarını gördüm. O konunun ayrıntılarına hiç girmedim. 
Atatürk, asker, polis, ajan derken hooop döndüm en başa. Bir film izleyeyim gündemden uzaklaşayım, kafamı dağıtayım diye düşünürken daha beter karıştı her şey. Daha çok yoruldum.
Keşke 'hıı güzel filmmiş deyip kapatsaymışım konuyu'. Ah şu merak!...

Google'a Coco Chanel yazdığımda sağ kenarda duran Chanel marka parfümün 729.00 TL olması da gözümden kaçmadı. O görüntünün beynimi götürdüğü düşüncelerden bahsetmicem bile...

Aylar aylaar sonraki 'film keyfi' düşüncem de böyle bayağı keyifli sonuçlanmış oldu...!!!





***Film boyunca uyanmayan oğluma kocaman teşekkür.


9 Şubat 2016

TAM DA BUGÜN...

Geçen sene bugünü defterime not düşmüşüm. Canım oğlumu (ki daha erkek olduğunu bilmiyoruz) görmek için kontrole gitmişiz. Ne güzel ne önemli ne heyecanlı bir günmüş. Tam sekiz haftalık olmuş. Bizim için tehlikeli bir hafta. Kalp atışını alabilecek miyiz acaba? Allahımm nasıl da atlattık o günleri heyecandan ölmeden. Nasıl durduk,nasıl oturduk kim bilir doktor için sıra beklerken. Aksi gibi o gün Yiğit Hoca da yokmuş en heyecanlı haftada...Hem kritik dönem hem Yiğit Hocamı göremicem. Nasıl olumsuz düşünmüştüm, kesin kalp atışı yok diyecekler...başka bir doktor bakacağı için şansımız kaçacak...Ama çok şükür ki benim endişelerim boşa çıkmış. Gitmişiz,kalp atışlarını duyup gelmişiz:) tabii mutluluktan uçmalar, bir bayram havası...tamam artık bu haftayı da atlattık ya sorunsuz risk azalıyor zaten...(her hafta için kurduğumuz cümleler) ordaymış, kalbi atıyomuş...duymak istediklerimiz zaten bunlar...

Canım bebeğim heyecanını hala en derinde hissediyorum...
Biz seni ay ay değil;hafta hafta hatta gün gün takip ettik...
Senin kalbin atsın diye, heyecandan kendi kalbimizi durdurma aşamasına geldik...

2015//9 Şubatmış 8 haftalıkmış...
Bugün yine aynı...
2016//9 Şubat 
Evimizde kokun var...
5 ay 10 günlük oldun...
Kalbinin sesini hala dinliyorum...
ahhh kalbini dinlerken nefesin,kokun,hareketlerin...hepsiyle gerçeksin!
İyi ki o kadar çok istemişiz seni...
Geçen sene günleri sayarken ve takip ederken bu sene tarih geçişlerine yetişemiyoruz nerdeyse.
zaman,saat ??? bilmem?? Poyrazın uyku öncesi,sonrası;yemek öncesi,sonrası;oyuna üç kala;banyoyu beş geçe...
Kucağımızdasın...varsın...sarabiliyoruz...bir senede neler oldu böyle??geçen sene bugün boyutun bile belli değildi nerdeyse!!

Geçen sene boyutu bile belli olmayan mercimek tanesiyken bugün 5 ay 10 günlük Poyraz ne yapar??? 
Sırt üstü yatmayı çok sever...uykusuzluğa dayanamaz...bazen kendi başını kendi sallayıp ninnisini mırıldanabilir...uykusu gelince boş boş bakar,gözlerini ovar,göz çevresi kızarır ve mızmızlanır...uzun süren uyku saatleri kısalmıştır...uyku arasında ses çıkarıp birimiz yanına gidince susar...yanında birilerinin olmasını sever...hala olduğu yerde dönmeyi,yuvarlanmayı bilmez...dönmesi için geriye konulan oyuncakları hiç umursamaz...biraz gamsızdır...işine gelmeyen umruna da gelmez:) yüz üstü yatmaktan çok hoşlanmaz,ilk dakikalar mutlu görünse de kısa süre sonra zorlandığını belli eden sesler çıkarıp,numaradan ağlamalar öksürmeler yapar...bulduğu her şeyi ağzına sokar...yanında yakınında ne varsa affetmez...hiçbir şey yoksa kendi elleri en tatlıdır... bol bol salyaları akar,salyalarını sildirmekten de hoşlanmaz...alt dudağını ısırmaya da bayılır...en sevdiği oyuncakları Tonti,Yusuf Yusuf (yusufçuk mu kelebek mi bilemedik) ,Minik Aslan,İbiş ve sert plastikten çıngıraklı bir top...oyuncakları sevme şekli ağzına almak...mutlu olmaktan çok sinir olur...çünkü hepsini ağzına alamadığı için hırslanır...İbişi konuşturmamıza bayılır,zaten ilk sesli gülmesini de o zaman duymuştuk...odasında durmak çok hoşuna gider...mutfakta vakit geçirmek de sıkıcı gelmez...çoook meraklı...her yeri incelemeye çalışır... kitaplar da oldukça ilgisini çeker...ek gıda zamanının geldiğini belli eden işaretler verir...yemeklerimize iştahla bakar...banyo yapmaya da bayılır...

Daha geçen sene varlığından bile endişelenilen Poyraz 5 ay 10 günlük olmuştur.Ve geçen her saat annesinin en büyük şükür sebebidir.Her haline hayran kaldığı mucizesidir. İçten edilen duanın dünyaya gelmiş halidir.

5 ay 10 günlük Poyraz artık yaşamın kendisidir.Baktıkça doyulmayan,bakmalara kıyılmayandır...

2 Aralık 2015

YENİDEN...

Ben geldim diyeli iki seneden fazla olmuş... keşke gelmişken kalsaydım. ama olmadı; araya bir sürü hayat meşakkatleri girdi :) profil yazıma şöyle bir baktım da kendime bir çok sıfat yüklemişim. ama şimdi o sıfatların hepsinin önüne geçen yeni bir sıfatım var: ANNE. evet hepsinin önüne geçti, en güzeli, en kutsalı, en özeli oldu artık. Anneyim... Söylemesi bile doyumsuz bir haz. Artık kendimi sadece böyle tanımlasam bile yeridir " Poyraz'ımın annesi. " O zaman sizlere de yeniden merhaba... Yeniden ben geldim... Umarım bu sefer kalıcı olur ve içimde birikenler taşarak bloğumu doldurur...

Sevgiyle...

31 Temmuz 2013

BEN GELDİİİM

kimsenin haberi olmasa da ilk önce bir hoş bulduk yazısı yazmak istedim :)
edebi konulardan sonra bir de hayatın yaşanmışlığına dair bir bloğum olsun istedim mutluluk vermesi için de adına "HAYAT CIVILTISI" dedim. 
hayata iş kadını olarak atılmak için uzun yıllar okumama ve uğraşmama rağmen (...ki uğraşlar hala devam etmekte:) ) eve,mutfağa,çeşitli el uğraşlarına olan merakım ve ilgim hiç azalmadı. tek bir alan seçip o alana yoğunlaşmasam da ortaya karışık bir şeyler çıktı :)  
gezdiklerim, gördüklerim, öğrendiklerim, yediklerim, yaptıklarım, yaşamımın kesitleri bir de içlerinde ben burada olacağım...
umarım siz de gelirsiniz... :))
sevgiler....