Van'a bu yılın ilk karı yağdığında malesef biz burada değildik. Döndüğümüzde de karlar erimişti. Bu durum Poyraz'ın kar heyecanının giderek artmasına sebep oldu :) Her gün acaba kar yağdı mı merakı, kar gibi beyaz şeyler giyme telaşı, kar gibi soğuk su isteme çılgınlığı...her havuç gördüğünde kardan adamın burnunu görme sevinci, kömürün ne olduğunu anlama çabaları evimizin rutin yaşananları haline geldi.
Ben de orijinal kardan adam yapma aşamasına gelene kadar farklı tarzlarda etkinlikler yaparak az da olsa tatmin olmasına niyetlendim. Yani mutlu olsun istedim. Yani anneler kar yağmadan da kardan adam yapabilir, bilsin istedim :))
Yapacağımız etkinliğin hazırlama aşamalarında çok sıkıldığı için, her şeyi kurcalama merakı benim hazırlamamı engellediği için ben hazırlıkları bir gün önceden yapıyorum.
Kardan adam yapmanın en basit yolunu seçtim. Bana da nostalji olsun istedim :)
Her malzemeden ikişer tane hazırladım. Birisi Poyraz' birisi kendime. Çünkü bu tarz etkinliklerde gösterip yaptırma tekniği bana çok mantıklı geliyor. Daha az komut vermiş oluyorum...
Malzemelerimizi gösterdim ve ne yapacağımızı söyledim. Şaşırdı, heyecanlandı :) Her şeyi tek tek sordu tabi. Ben de açıkladım.
'Ama kar yok' dedi.
Pamuğu gösterdim 'işte burda, bizim karımız bunlar' dedim.
Küçük ellerini uzattı, pamuklara dokunup hemen geri çekti.
'Ayhhh ellerim çok üşüdü' dedi...
Avuçlarıma alıp üşüyen minik ellerini ısıttım.
Kendi yüreğimi çocuk yüreğiyle ısıttım.
Masumiyetinden öperim seni yavrum.....
Günün güzelliği bu olsun***Annesinin kar dediği pamuğa ellediğinde elleri üşüyen bir yavrunun masumiyeti...üşüyen elleri ısıtan bir annenin dünyası...***
*
*
*
Bazen inanmak yaşamak oluyor.
