Çocuk gelişimiyle ilgili kitapların pek çoğunda başlığın sadece annelere ithaf ediliyormuş hissi beni biraz rahatsız etse de konumuz bu değil :)
Yılın, biten ilk kitabı kervanına katılmaya geldim...
Malum iki yaş bizde gümbür gümbür hissedilmeye başlayınca, haliyle benim de ses tınılarımda farklılaşmalar oldu. Sadece benim değil; aslında eşimde de oldu. Ama kitap bana seslendiği için siparişi ben verdim ve kitabı ben okudum...
Hatice Kübra Tongar, kitabında konuları üç farklı bölüm başlığı altında ele almış.
1. bölüm Neden Bağırıyoruz?ana başlığı altında öfkemize ve bağırmamıza sebep olabilecek unsurları işlemiş.Geçmişimizi ve bugünümüzü düşündürerek altta yatan sebepler olabileceği konusuna dikkat çekmiş.Bağırmanın çocuklar üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri açıklamış ve son olarak öfkemizi kontrol altında tutabilmek için bazı teknikler ve telkinler vermiş.
2. bölüm Bağırmamak İçin Bir Dakika Mola; bu bölümde annelerin kendilerinin farkına varmasını sağlamaya çalışmış; hayatlarını kendilerini strese sokmayacak bir düzene getirmeleri için fikirler vermiş. Kendilerine özel zaman ayırmalarını, bazı durumlara karşı farklı bakış açıları göstermeye çalışmış. Bu bölümde evliliği de ayrı bir çocuk olarak ele almış ve evliliğe de özel zamanlar ayırarak canlı tutmak gerektiğini belirtmiş.
3. bölüm Bağırmadan Çocuk Yetiştirmenin Yolları; Birey olarak annenin kendisiyle, yaşamıyla ilgili konuları işledikten sonra bu son bölümde çocukla olan ilişkileri düzene sokmak adına bazı tekniklerden bahsetmiş. Yanlış algılanan yöntemlere, alışılagelmiş bazı davranışların olumsuzluklarına değinerek, doğruya ulaşma yolunda bilgiler vermiş.
Son kısımda "bağırmayan anneliği bağırmayan Peygamberden öğrenelim" başlığıyla peygamberimizin torunlarıyla ve başka çocuklarla olan ilişkilerinden, hoşgörüsünden bahsetmiş.
Son sözü sözleşme olarak yazmış ve bağırmayan anneliğe niyet ettirerek kitabı bitirmiş.
Kitabın sonuna da bağırmayan anne olmaya niyet etmiş anneler için Bağırmayan Anneler Belgesi eklemiş.
![]() |
| Resim yazısı ekle |
Aklımda Kalanlar:
* Çocuğunla kesinlikle inatlaşma.
* Öfke anında dur, uzaklaş; kendini sakinleştirecek bir şeyler bul. Kriz anında çözüm olmaz!
* Mutlu, huzurlu anne; mutlu, huzurlu çocuk demektir. Bu yüzden önce kendini mutlu et!
* Çocuğuna bol bol sarıl.
* Yetişkin bir insana söyleyemeyeceğin sözleri çocuğuna da söyleme! Yetişkin bir insana yapamayacağın davranışları çocuğuna da yapma!
* İlerde seni nasıl hatırlamasını istiyorsun? bunu düşün.
* Çok fazla eleştirip kendini değersiz hissetmesine sebep olma!
* Kızacağın olay onun kalbini kırmaya, kendini kötü hissetmesine değer mi? Bağırıp kızmadan önce düşün.
* Kızdığın zaman kendisine değil; davranışına kızdığını hissettir!
* Koşulsuz sevgini ona hissettir. Saygı duy!
* Çocuklu olduğunu bilip anlayış gösteren insanları etrafında tut.
* Baskıyla, şiddetle, bağırmayla değil; insani yollarla iletişim kur!
* Pozitif disiplin yöntemlerini kullan.
* CEZA asla işe yaramaz!
* Çocuğun senin beklenti ve ihtiyaçlarını yerine getirmek için dünyaya gelmedi.
* Davranışlarında tutarlı ol.
* Çocuğunun karakter özelliklerini fark et ve kabul et; değiştirmek için uğraşma.
Elbette ki katkısı olan bir kitaptı. Kendi payıma düşenleri aldım ve kitabı tamamladım. Ebeveyn olmak oldukça sorumluluk gerektiren zorlu bir süreç. Bu süreçte de kendimize yardımcı olacak, davranışlarımıza katkı sağlayacak bilgilere olan ihtiyacımız hiç bitmiyor. Katkı yapan eserlere kişilere ulaşabiliyorsak, arayış içindeysek ne mutlu:)
Kitaptan bir alıntı:
" Bir annenin gücüyle çocuğunu eziyor olması, 'gücüyle seni ezen herkese boyun eğ' öğretisinden başka bir şey değildir."
Sevgiyle...

