Van Edremit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Van Edremit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2018

Kavuşma

Nihayet beklenen gün geldi ve kar nimetine kavuştuk. Hava sıcaklığı da beklediğimiz ayara gelince geriye hasret çekenleri kavuşturmak kaldı...Evden çıkma telaşımız karlar erimeden yetişelim cinsindendi...Dışarı çıkıp o muhteşem güzellikle karşılaşmak tertemiz havayı solumak harikaydı. En güzel tarafı karlara daha önce hiç basılmamış olmasıydı :) Benim inanılmaz zevk aldığım bir durumdur bu...Her taraf bembeyaz çarşaf gibi kar. Tabi biz ana oğul bütün çarşafı bozduk, neredeyse basılmadık yer bırakmadık :) Evet tatmin olduk:)

 Poyraz'ın mutluluğunu, heyecanını, coşkusunu tarif etmemin imkanı yok. Ah bir de ciddiyet...Pür dikkat yürümeler...Düşmeden yürümenin verdiği büyüdüm artistliği...Hepsi çok eğlenceliydi. Nefes nefese yürürken bitmek bilmeyen soruları da renk katıyordu tabi kar eğlencemize...
Dışarıda bizden başka kimsenin olmaması da işin çok ilginç ve üzücü tarafıydı. Çocuklar evde nasıl tutuluyordu acaba çok merak ettim...Sadece iki minik abi bulabildik ve onlarla birlikte en çok istediğimizi,kardan adamı yapabildik :) Mutluluktan karşısında takla atmaya çalıştı benim oğlum...Resmen ne yapacağını bilemedi :) Benim için bir kardan adamın bu kadar büyük bir önem taşıyacağı hiç aklıma gelmezdi...Poyraz karşısına geçip kahkahalar attı ya, gidip sarılmaya çalıştı ya...
offf masumiyet...
Eğildim kardan adama 'teşekkürler, adamsın!' dedim :) 
Çıt yok...Öyle bir olgunluk :)
İşte öyle karlı, karla dolu bir gündü. Karda yürünür mü,koşulur mu, zıplanır mı, yuvarlanılır mı, oturulur mu, yatılır mı? hepsini denedik. Evet ıslandık biraz. Poyraz'ın hasta olmasından korkmadım. Çünkü mutluluk hasta etmez...Bu düşüncemin geçerliliğini koruması için dua ettim Allah'a :)

Daha önceden sokak lambalarının altında karda el ele yürüme romantikliği çok cazip gelirdi...Artık bambaşka duygular uyanıyor içimde...Yeni mutluluklar, coşkular öğreniyorum ben de...
Teşekkür ederim Poyraz, gözlerindeki ışıltılarla yolumu aydınlattığın için...
Masumiyetinle ve sevinçlerinle yüreğimi genişlettiğin için...
Teşekkürler oğlum.
Teşekkürler kar.
Şükürler en yücesine...


Sevgiyle...



18 Eylül 2017

DÖRT NALA KOŞAN ŞEHİR








Van-Edremit...
Üzülerek geldiğim şehir ve şans eseri yerleştiğimiz ilçesi...
Zaten dalgalarının kıyıya vuruşundan, ağaçlarının cömertçe sunduğu havasından, hiç üşütmeyen karından, bahardaki çiçek kokularından belliydi, hak ettiğin değeri elbet görecektin...
Önceleri sahil şeridine indik sık sık; şükür dedik gölün kenarında bulunan bu mekanlar ne güzel bir imkan bizim için...
Sonra bu mekanlar daha da düzenli, özenli hale getirildi ve herkes için seçenek çoğaldı.
Sahil şeridi genişletildi, halka açık piknik alanları yapıldı... Pek çok kişi neredeyse cebinde taşıdığı semaverini çıkarıp göl manzarasında tavşan kanı çayını yudumladı...
Derken bir haber duyuldu Edremit'te halk plajı açıldı diye... 
Halk biziz dedik...koştuk gittik gördük...
Gidip gördüğümüz ne iyi oldu. kısa gelen tatili bir nevi devam ettirdik...
Halk plajı yolunda bir de tabelalar gördük.
 "OLİMPİK BİNİCİLİK MERKEZİ"
 ok işaretleriyle yol gösteriyorlar...Tövbeee...
"At Çiftliği" falan yazsalar neyse...Van'dayım; Edremit'te...Yol kenarlarında kanallardan oluk oluk sular akan yemyeşil köylerden geçiyorum...Olimpik binicilik merkezi diyor...
İlk fırsatta gidiyoruz...O mis köylerden geçerek...köylerdeki tabelaları takip ederek...
Kocaman bir alan...sonra öğrendim beş bin metrekarelik bir alanmış...
Otopark...Çocuk parkı...sıralamamızdan sonra açık, topraklık alanı seyrederek kafeterya kısmına giriyoruz. 
Bizi hoş bir koku karşılıyor...Zamanla alışıyoruz tabi...
Teras kısmı da var. Biz oradan seyrettik biraz, aşağıda olup biteni...Oğlumun neşe çığlıkları eşliğinde...
Zaman geçtikçe durduramadık tabii. Aşağı inme imkanımızın olup olmadığını sorduk ve çalışanların ilgisi, yardımı ile çok güzel dakikalar yaşadık. 
Yardımcı abimizin peşine takılıp bu sefer de "tavla'ya gider" yazılarını takip ettik...İlerledikçe daha da yaklaşan kokulardan tavlanın neresi olduğunu anladık...
Ahırdı yani...At ahırı...
Görevliler bize tek tek atları tanıttı, gösterdi...Karakterleriyle ilgili bilgiler verdiler...


Uysal olanları sevme imkanımız oldu... 
Oğlumun mutluluğu, coşkusu nirvanaya ulaşsa da ata binme konusunda onu ikna edemedik. Çünkü ekürisi yanında olmayınca çok hırçınlaşan ve sürekli kişneyen bir zirzop at vardı ahırda. Ona bakamadık bile...
Ata binip yardımcılar eşliğinde alanda gezinti yapılmasının yanısıra bu merkezde binicilik eğitimi de veriliyor. 
At konusunda oldukça yüklü değerlerle dolu bir toplum olduğumuz ve sözde verdiğimiz önem açısından bence çok yerinde bir hizmet...
 Aşk-ı Memnu'da gidilen kulüplerden değil. Halka açık. Hem de olimpik. Hem de göl manzaralı.
Evet üzülerek geldiğim şehir beni şaşırtmaya; oğlumun çok güzel çocukluk anıları biriktirmesine; bizi kendine bağlamaya devam ediyor. 
Yazın plaj keyfi, kışın kayak keyfi, can sıkıntısında binicilik merkezi, kedi evi; her daim göl manzaralı semaver keyfi... 
Çok güzel...
Daha önce de dediğim gibi inanmazsanız gelin görün:)
Sevgiyle...



28 Ağustos 2017

Van'da plaj olur mu?

Olur olur bal gibi olur:) şu anda tam da bahsi geçen yerdeyim... Van gölü aslında Van'da pek de göl olarak bilinmiyor, burada herkes 'deniz' olarak adlandırıyor...kenarında oturup ufka bakıldığında bence bu adlandırmanın da hakkını veriyor.
Gölün suyu tuzlu ve sodalı...
Gölde bitkiler, planktonlar dışında yaşayan tek canlı inci kefali...görünüşü sevimli,pek tadı olmayan,bol kılçıklı, Van gölünden başka yerde yaşamayan aşırı memleketçi bir balık türü...
Bir de canavardan bahsedilmişti yıllar önce ama son zamanlarda durumu ne bilmiyorum. Bir yıldır buradayım sık sık da göle bakma fırsatım oldu. Ancak kendisinden bir ize rastlamadım...

Van'ın yeşilliği bol, göl kenarında, güzel sahillere sahip ilçesi Edremit.
Yol kenarlarında herkesin uygun bulduğu yerde göle girdiği ancak sistemli bir düzenlemenin yapılmadığı yerdi. Bu sene burası için çok da gerekli olan bu çalışma yapıldı. Ve gerçekten çok da güzel oldu... Uzunca bir sahil şeridi girişi çok makul bir ücretle birçok imkanın bulunduğu plaja dönüştürüldü .
Şu an bir şezlogdayım, karşımda sonu görünmeyen deniz, dalga sesi, plajların olmazsa olmazı bütün dinginliği bozan müzik sesi bir bütün halinde Van'da açılmış olan halk plajındayız...
Oğlum çok mutlu, deniz havası alıyor , kum ve su en sevdiği ikili:)
Denizin hiçbir tehlikesi yok, çok sığ.
Güneş buralarda fazlaca yakıyor.



Gölün suyu, çıktıktan sonra nemlendirici sürmüş gibi yağlı bir his bırakıyor. Cilt için oldukça faydalı olduğu söyleniyor ancak net bir bilgiye sahip değilim.
Güzel yani burası, inanmazsaniz gelin görün:) gölde mavinin binbir tonunu seyredin...
Ülkemin doğusu çok güzelsin, Van sen de çok güzelsin daha da güzel olacaksın biliyorum çünkü hak ediyorsun...
Siz bu satırları okurken ben biraz da Süphan dağını seyrederim...
Sevgiyle...